Yerel seçimlerin yaklaştığı şu aylarda, kulislerde sıkça dillendirilen isimler arasında başı çekenlerden biri olan Ali Ulutürk, mercanmedya yayın grubu başkanı Ömer Faruk’a bir takım açıklamalarda bulundu.
Yaklaşan mahalli seçimler öncesinde belediye başkanlığına aday isimler arasında konuşulan Ulutürk Hafriyat’ın sahibi Ali Ulutürk, gündeme ilişkin bazı açıklamalar yaptı.
İsterlerse seve-seve…
Önceki günlerde hizmete açtığı resmi web sitesi üzerinden vatandaşa ulaşarak düzenlediği anket ile de dikkatleri üzerine çeken Ulutürk, adaylığı konusunda net bilgi vermekten kaçınıyor.
“Hemşehrilerim isterse, memleketim için hizmete seve-seve hazırım,” mesajı veren Ulutürk, yıllar önce henüz çocuk yaşta sayılabilecek bir dönemde; ideal uğruna, hırsla ayrıldığı köyünden, başkent sanayisine gelerek, sayılı esnaflar arasına yerleşmeyi başarır.
Herkesle hizmete hazır
Ömer Faruk’la yaptığı özel söyleşide, kimi vatandaş arasında; Belediye Başkanlığına adaylığı kesin gözüyle bakılan Ulutürk, konuşulanları net bir dille teyit etmese de; “Hizmet için, memleket için; herkesle, her yola varım,” mesajı veren ifadeler kullanıyor.
Konuşmalarında Gerede Belediyesi’ni de üstü kapalı bir dille eleştiren Ali Ulutürk, son haftalarda yapılan asfalt çalışmalarına gönderme yaparak, bazı önerileri dile getiriyor.
Öte yandan, kapalı hal pazarını da doğru bulmadığını anlatan Ulutürk, burada her Cumartesi pazarında kavgalar çıkacağını düşündüğünü anlatıyor.
Ulutürk’ün işyerinde yaptığımız bu çok özel söyleşiden aktardığımız satır başları sonrasında konuşmanın en başından devam edelim.
“Kavşak boşuna…”
“Bir Geredeli olarak, Orman İşletme Müdürlüğü önüne yapılan kavşak projesi için, gördüğüm kadarıyla bence yapılan masraf beyhude!” diyerek konuşmasına başlayan Ulutürk, bir takım tavsiyelerde de bulunuyor.
Gerede’de yapılan projelerin hayata geçirilmesinden önce Ankara’daki kavşakların incelenmesini öneren Ali Ulutürk şöyle konuşuyor; “İşletme önündeki kavşak projesine yapılan masraf beyhude! Çünkü gönül isterdi ki, Ankara’daki kavşaklara bir bakılmalıydı.
Ben yaşamımı Ankara’da geçirdiğim zaman içinde 60 günde bir kavşağın bitirildiğini gördüm,” ifadelerini kullanıyor.
“Alt geçit yapılabilirdi”
Kavşak projesine bir takım değişiklikler ilave edilmesiyle daha kullanışlı olabileceğini savunan Ulutürk; “Burada da isterdim ki, Ankara ve İstanbul hattından gelen sürücülerin altgeçitlerle transit geçitlerden; Ankara, İstanbul ve Samsun istikametlerini altgeçitlerden sağlanarak yapılabilirdi,” şeklinde konuştu.
“Kazalar olacak”
Kavşakta üzücü kazalar meydana gelebileceğini ifade eden Ulutürk; “Üst kavşakları göbek yapılıp, şehir merkezi ve köylerde dâhil sürücüler burayı kullanabilirdi. Ama şu an yapılan masrafın az evvel de dediğim gibi, boşuna olduğunu gördüm. İstanbul istikametinden gelen araçlar süratli gelip, kavşakta kazalara sebebiyet verebileceğinden, daha çok tehlike yaşanabileceğine inanıyorum. Sizin aracılığınızla istemeyerek üzüntülerimi ifade ediyorum,” diyor.
“Kapalı hal pazarı kavga çıkaracak”
Kapalı Hal Pazarı’nı da eleştiren Ali Ulutürk, konuşmasını şahit olduğu bir kavgayı örnek vererek perçinliyor.
“Geçenlerde cumartesi günü Pazaryerinde insanların birbirleri ile kavga ettiklerine şahit oldum. Sebebini sordum; sebze satanların hal binasına alınacağını öğrenirken, konfeksiyon vb. satış yapanları da dışarıda, duvarın dibinde olduğunu gördüm.
Esnaf vatandaş, çadırını duvarın dibine kurmuş. Aracını da karşı dükkânın önüne çekmiş. Tabi haliyle esnaf ta (buraya çekmeyeceksin, ben de satış yapacağım) diyor. Böyle olunca da ne yazık ki kavgaya maruz kaldılar.”
“Yer yanlış, yapı yanlış”
Kapalı Pazarın yanlış yere konuşlandırıldığını savunan Ulutürk; “Keşke, Pazar yeri buraya olmasaydı da bir başka yere konulsaydı, daha iyi olur muydu?” diye sormadan da edemiyor.
“1 buçuk metrede aşağı inilseydi”
Pazaryerine yapılan Hal binası’nın daha farklı mimariler ile çok daha kullanışlı olabileceğini belirten Ulutürk,
“Madem bu alana yapıldı. Burası yapılırken yaklaşık 1 buçuk metre yükseltildi. Keşke bir o kadar da aşağı inilseydi. Orası da otopark olarak yapılsaydı,” önerisini dile getiriyor.
“Acaba, belediyemiz bunu yapmadığına pişman mı?” sorusunu ekleyerek, yumuşak bir üslup içersinde devam ettiği konuşmasında; “Gönül isterdi ki, buranın altı park olsaydı. Kimseye zarar verilmez, hatta rahatsız bile edilmez, kavga-gürültü de olmazdı,” sözlerini kullanıyor.
Yeni Pazar binası hizmete girdiğinde daha çok kavga çıkacağını iddia eden Ulutürk, konuşmasını şu tatlı temennilerle sonlandırıyordu; “Gönül isterdi ki; kavgasız, sevgi dolu bir cumartesi pazarı görmüş olurduk.”