Bilecik'e atanan Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar, ''Zübük hariç tüm Bolulular'a hakkımı helal ediyorum'' dedi. Bilecik'e atanan Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar, ''Zübük hariç tüm Bolulular'a hakkımı helal ediyorum'' dedi. Akpınar kendisini pehlivan tefrikası gibi eleştiren basına da seslenerek; "Aracımı haber yaptınız, dağ gibi yeme içme giderlerini es geçtiniz" dedi. Basının gerçekleri yazamadığını net bir dille ifade eden Akpınar; "her 8 ayda bir Seben Gölü gibi büyük bir projeyi hayata geçirecek paranın yemeye içmeye ayrılmasını herhalde fark etmediler. Sahte çek tanziminden ve ihaleye fesat karıştırmaktan yargılanan birileri herhalde haber değeri taşımıyordu" diyerek basına serzenişte bulundu.
Valiler Kararnamesi ile Bilecik Valiliği'ne atanan Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar için Bahçelievler Mahallesi'nde bulunan Vali Konağı'nda tören düzenlendi. Düzenlenen törene vali yardımcıları, kaymakamlar, daire müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve mesai arkadaşlarının yanı sıra vatandaşlar katıldı.
Bahçelievler Mahallesi'nde bulunan Vali Konağı'nın önünde daire amirleri ve vatandaşlarla vedalaşan ve hatıra fotoğrafı çektiren Akpınar, en kısa zamanda yeni görev yeri olan Bilecik'te görevine başlayacağını söyledi.
Bolu valisi olarak gazetecilerin son sorularını da yanıtlayan Akpınar, ''Abant'a bir takım tepkiler gösterildi, ama gidip gören herkes beğeniyor. Hatta bir kısmı neden bu kadar tepki gösteriliyor anlamadık diyenlerde var. Bizzat gidip görenler beğeniyorlar, ama bizzat gidip görmeyenler, taş sökülüp asfalt yapılacak diyor, halbuki asfalt sökülüp taş yapılacak'' diye konuştu.
Diğer taraftan Bolulular'a sağlık ve huzur dilediğini belirten Akpınar, ''Bolu'da 1 tane idareci var, diğerleri başka şeyler. Benim Bolulular'la herhangi bir problemim yok, hepsine sağlık ve huzur diliyorum. Bir 'Zübük' diye adlandırdığım şahıs hariç, onun haricindeki tüm Bolulular'a da eğer hakkım varsa helal olsun. Ama Zübük hakkında aynı düşünceye sahip değilim. Allah onu ıslah etsin. Başka da bir şey demiyorum'' ifadelerini kullandı.
Yeme içme giderlerini haber yapamadınız !
Vali Akpınar konuşmasının son bölümünde ise basın mensuplarına gönderme yaptı. Valiliğe aldığı makam aracının defalarca haber yapıldığını ama her 8 ayda bir Seben Gölü gibi büyük bir projeyi hayata geçirecek paranın yemeye içmeye ayrılmasının fark edilmediğini belirtti. Vali Akpınar, "Burada görev yaptığım süre içinde her türlü eleştiriyi demokratik bir hakkın kullanılması olarak gördüm ve sadece açıkça yanlış, ya da gerçek dışı olan haberleri düzeltme yoluna başvurdum. Cesur ve özgür basın, demokratik hayatımızın en önemli unsurudur. Ama küçük bir not düşmeme müsaade edin. Valiliğe alınan makam aracı için, hiç usanmadan pehlivan tefrikası gibi yazı yazan değerli arkadaşlarımız, her 8 ayda bir Seben Gölü gibi büyük bir projeyi hayata geçirecek paranın yemeye içmeye ayrılmasını herhalde fark etmiyorlar. Sahte çek tanziminden ve ihaleye fesat karıştırmaktan yargılanan birileri herhalde haber değeri taşımıyordu" diye konuştu.
Vali Akpınar'a konuşmaların ardından çeşitli hediyeler takdim edildi.
Akpınar, son olarak Bolu'da görev yapan daire amirleri ve vatandaşların elini sıktıktan sonra kendi aracıyla Bolu'dan ayrıldı.
Bolu'ya yeni Atanan Burdur Valisi İbrahim Özçimen'in ise yarın göreve başlayacağı öğrenildi.
Zübük kimdir;
Yazar: Aziz Nesin
Kitabın kahramanı: İbraam zübükzade
Roman genelinde gerçekçi bir havaya sahip. Özü itibariyle her an her yerde gerçekleşebilecek türden olaylar bu roman sayesinde alaylı bir tarzla anlatılmış. Bu da okurun gülerken düşünmesini sağlamıştır. Fazla sıkılmadan okuyabileceğimiz kitabın ana kahramanı Zübük`e karşı tatlı bir sinirlenme uyanıyor insanın içinde. Ancak kitapta aynı zamanda gerçek suçlunun sadece sahtekâr insanların değil bunu kabul edenlerin de olduğunu vurgulaması duyarlılık adına yapılmış hoş bir vurgudur.
“Zübükzâde İbraam”ın halkı kandırmasına rağmen önce belediye başkanı sonra milletvekili seçilmesi hiçbir vaadini tutmamasına karşın desteklenen adam olması aslında “tüm kasabanın” suçuydu. Yani insanların çürümeye yüz tutmuş çıkar ilişkilerini bu kitapta bulabiliriz. Bu kötü bir geleceğin habercisidir. İlişkiler sorun veriyor diye de fazlasıyla kötümser olmanın hiç yeri değil. Her sorumluluk sahibi insanın duyarlı olmasının vaktidir. Kısacası bu kötü gidişi tersine çevirmek için herkes taşın altına elini sokmalıdır.
Arka kapaktan:
"Şimdi çok iyi anladım ki Zübük bir tane değil biz hepimiz birer zübüğüz.
Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa bizler de birer zübük olmasak aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkarıyor. Oysa zübüklük bizde bizim içimizde. Onları biz kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük'ten birleştiğini görünce ona kızıyoruz.
Benim için şimdilik tek amaç burdan kurtulmak. Ama gerçekten zübüklerden kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz? işte bu soruya cevap veremediğim için nereye gideceğimi ne yapacağımı bilemiyorum. Yeni gideceğim yerden sana mektup yazar önce kendi zübüklüğümden kurtulup kurtulamadığımı anlatırım."
Kitaptan alıntılar:
-Şimdi senin gibi namuslu mu olayım diyorum mebus mu?
-Sevgili vatandaşlar değerli din kardeşlerim istibdat dönemi bitiyor. Devlet baskısı şunun bunun baskısı yok. vergi yok. Ne var peki? Artık demokrasi var! Aç gözünü doldur keseni demokrasi geliyor. Demokrasi partimizle geliyor. Demokrasi ne demek sayın hemşerilerim? Demokrasi öyle bişeydir ki... Dadından yinmez. Anladınız di mi!!!
-Turizm ne demek? Turizm elin cıbılcıbldak gavurlarını evimize sokmak demek. Turizm ahlaksızlık demek. Turizm alafranga kenef demek! Biz alafranga kenef istemiyoruz. Önce manevi kalkınma istiyoruz arkadaşlar. Kalkınacaz ve de... Hep birlikte kalkınacaz arkadaşlar.
Kaynak : www.bolununsesi.com
Kaynak :
Kaynak :